Nisan ayında emtia piyasaları, Orta Doğu gerilimi ve küresel talep artışıyla ralli yaptı. Petrol, baz metaller ve bazı tarım ürünleri zirveye çıktı.
Nisan ayında küresel emtia piyasaları, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin tetiklediği arz endişeleri ve artan talep beklentileriyle genel bir yükseliş yaşadı. Petrol fiyatlarındaki artışla başlayan süreç; gübreler, endüstriyel metaller ve tarım ürünleri gibi birçok sektöre yayıldı. Bu dönemde özellikle baz metaller ve bazı tarım ürünleri önemli değer kazandı.
Değerli metaller piyasasında nisan ayında karışık bir seyir izlendi. Altın fiyatları ons bazında yüzde 1, gümüş ise yüzde 1,8 oranında geriledi. Ancak platin yüzde 1,6 ve paladyum yüzde 3,3 artış gösterdi.
Yüksek petrol fiyatları, güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri, altın ve gümüş fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Küresel platin açığının devam etmesi platin fiyatlarını desteklerken, yeşil enerji talebinin artacağı öngörüleri paladyum fiyatlarını yükseltti.
Enerji grubunda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 7,9 oranında yükselirken, Hollanda merkezli TTF’de işlem gören doğal gaz kontratları yüzde 8,1 azaldı. Orta Doğu’daki gerginliğin ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin risklerin sürmesi, petrol arzı endişelerini artırdı. Brent petrol böylece yükseliş serisini dördüncü aya taşıdı.
Artan fiziksel arz sıkıntısı ve bazı bölgelerdeki doğrudan petrol arzına yönelik endişeler, fiyat artışında etkili oldu. Devam eden jeopolitik gerilimlere karşın ABD-İran arasında barış olabileceği beklentileri doğal gaz fiyatlarında düşüşe neden oldu.
Nisan ayında baz metaller piyasasında güçlü bir ralli yaşandı. Tezgah üstü piyasada bakır fiyatları libre bazında yüzde 6, alüminyum yüzde 1,3, kurşun yüzde 3,5, nikel yüzde 13,1 ve çinko yüzde 4,1 oranında arttı.
Bakır fiyatlarındaki toparlanma, fiziksel talep sinyallerindeki iyileşme ve tedarik zinciri kırılganlığının sürmesiyle gerçekleşti. Fosil yakıt fiyatlarındaki artış ve enerji güvenliği endişeleri, alternatif enerji kaynaklarına küresel ilgiyi artırdı.
Yenilenebilir enerji, şebeke altyapısı, pil depolama ve elektrik üretim kapasitesine yapılan yatırımlar hızlandı. Yapay zeka, elektrifikasyon ve veri merkezlerinden kaynaklanan artan elektrik talebi, üretim ve iletimde büyük genişleme ihtiyacını destekliyor.
Bu gelişmeler, enerji dönüşümünün ana bileşeni olan bakırın gelecekte yapısal olarak daha yüksek bir taleple karşılaşacağını işaret ediyor. Elektrik şebekeleri, elektrikli araçlar, pil sistemleri ve yenilenebilir enerji üretimi bakıra olan ihtiyacı artırıyor.
Küresel alüminyum piyasası, ABD/İsrail-İran savaşından kaynaklanan arz açığıyla karşı karşıya kaldı. Körfez ülkelerindeki alüminyum eritme tesislerindeki tedarik aksamaları, piyasada önemli bir açığa yol açtı ve kısa vadeli toparlanmayı sınırladı.
Endonezya’nın tüm nikel cevheri sınıfları için referans taban fiyatlarını yükseltmesi, nikel fiyatlarındaki artışta etkili oldu. Analistler, Endonezya hükümetinin artan bütçe baskısı nedeniyle ek gelir arayışında olduğunu belirtti.
Çinkoda öngörülen arz açığı fiyatlarda yükselişe neden oldu. Uluslararası Kurşun ve Çinko Araştırma Grubu, 2026 yılında küresel çapta bir çinko arz açığı bekliyor.
Tarım ürünleri piyasası da nisan ayındaki yükselişte önemli rol oynadı. Chicago Ticaret Borsası’nda buğday fiyatları yüzde 3,3, mısır yüzde 3,7, soya fasulyesi yüzde 2,1 artarken, pirinç yüzde 5,1 azaldı.
Intercontinental Exchange’te kahve fiyatları yüzde 4,3, şeker ise yüzde 5,9 düşüş kaydetti. Pamuk yüzde 17,4 ve kakao yüzde 8,2 oranında yükseldi.
Kuraklık ve gübre konusundaki endişelerin arz beklentilerini daraltmasıyla buğday fiyatları öne çıktı. ABD’nin önemli tarım bölgelerinde yaşanan kuraklık ve gübre maliyetlerindeki artış, buğday ekim alanlarını tarihi düşük seviyelere indirdi ve fiyatları yükseltti.
Mısır ve soya fasulyesi fiyatları, petrol fiyatlarındaki yükselişten destek buldu. Pirinç stoklarındaki artış ve talebe yönelik endişeler, pirinç fiyatlarında değer kaybına yol açtı.
Brezilya’da rekor hasat beklentisi kahve fiyatlarını düşürdü. Yüksek üretim rakamları ve talebin azalacağına yönelik endişeler, şeker fiyatlarında değer kaybına neden oldu.
ABD’deki kuraklık ve don riski pamuk fiyatlarını yükseltti. Gübre kıtlığı ve El Nino’nun üretimi olumsuz etkileyeceği endişeleriyle kakao fiyatları da arttı.
Yorum Yap