İçeriğe geç
Anlık Trabzon
Trabzon3 Kasım 2026, Salı
Konuşulanlar
Son Dakika 00:39:47
Sağlık

Parkinson Hastalığında Titremeyle Başlamayan Sinsi Belirtiler

Parkinson hastalığı titreme olmadan başlayabilir. Prof. Dr. Uludağ, koku kaybı, uyku bozukluğu ve kabızlık gibi sinsi belirtilerin erken tanıda kritik olduğunu belirtiyor.

Trabzon 2 dk
Parkinson Hastalığında Titremeyle Başlamayan Sinsi Belirtiler

Parkinson hastalığı, ilk belirtileri arasında sıklıkla akla gelen istirahat titremesi, hareketlerde yavaşlama ve kas sertliğinden yıllar önce ortaya çıkabilen ‘sinsi’ bulgularla kendini gösterebiliyor. Prof. Dr. İrem Fatma Uludağ, koku alma duyusunda azalma, uyku sırasında bağırma veya ani hareketlerle rüyayı yaşama (REM uyku bozukluğu), yazı küçülmesi ve kabızlık gibi belirtilerin genellikle başka nedenlere bağlanıp göz ardı edildiğini belirtti.

Hastalığın Erken Dönemdeki Sinsi İşaretleri

Prof. Dr. Uludağ, bu erken dönem belirtilerinin tanı için büyük önem taşıdığını vurguladı. Otomatik bir saatin sürekli durması şikayetiyle tamirciye giden ve saatin bozuk olmadığı, ancak hastanın kolunu Parkinson nedeniyle yeterince sallayamadığı için şarj olamadığı anlaşılan bir vakayı örnek gösterdi. Bu durumun, hastalığın erken evresindeki kol salınımı azalmasının tipik bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Tanı sürecindeki zorluklara da değinen Uludağ, sadece kol ağrısı şikayetiyle ortopedi ve fizik tedavi birimlerini gezen, ‘bursit’ teşhisi konulan bir hastanın, yapılan muayenede kolundaki tutukluk ve yavaşlığın fark edilmesiyle Parkinson tanısı aldığını aktardı. Uygun tedaviyle hastanın ağrılarından kurtulduğu belirtildi.

Parkinson’un sadece hastayı değil, tüm aileyi etkileyen bir süreç olduğunu belirten Prof. Dr. Uludağ, hasta yakınlarının bakım yükü ve duygusal zorluklar yaşayabildiğine dikkat çekti. Kliniğinde hasta yakınlarını da sürece dahil ederek bilgilendirdiklerini belirten profesör, doğru destekle hastaların uzun yıllar aktif bir sosyal yaşam sürdürebileceğini söyledi.

Prof. Dr. İrem Fatma Uludağ, Parkinson ile yaşamın mümkün olduğunu ve belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı. Erken tanının, hayat kalitesini korumanın en güçlü yolu olduğunu sözlerine ekledi.