İçeriğe geç
Anlık Trabzon
Trabzon2 Kasım 2026, Pazartesi
Konuşulanlar
Son Dakika 21:32:15
Ekonomi

Emtia Piyasaları Savaş ve Siyaset Etkisinde Yön Buldu

Emtia piyasaları, ABD-İran gerilimi ve Orta Doğu'daki arz riskleri nedeniyle dalgalı bir seyir izledi. Enflasyon ve faiz beklentileri, jeopolitik gelişmeler ve makroekonomik veriler fiyatlamalarda etkili oldu.

Trabzon 5 dk
Emtia Piyasaları Savaş ve Siyaset Etkisinde Yön Buldu

Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, ABD ile İran arasındaki gerilim ve Orta Doğu kaynaklı enerji arzı ile lojistik riskleri, enflasyon ve faiz beklentilerini etkileyerek fiyatlamalarda belirleyici rol oynadı. ABD Başkanı Donald Trump’ın söylemleri ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın açıklamaları, piyasalardaki iyimserliği ve sonrasında baskıyı şekillendirdi.

Hafta başında, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasıyla ilgili savaşı sonlandırmaya istekli olduğuna dair haberler ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın temkinli para politikası mesajları piyasalarda olumlu bir hava yarattı. Ancak hafta sonuna doğru Trump’ın söylemlerini sertleştirmesi, enerji fiyatları ile tahvil faizlerinde yükselişe neden olurken, varlık fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.

Jeopolitik Gelişmeler ve Makroekonomik Verilerin Etkisi

Analistler, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra dünya genelindeki enflasyon ve faiz beklentileri üzerinde makroekonomik verilerin de etkili olduğunu belirtti. Gelecek hafta yatırımcıların odağının ABD’de açıklanacak enflasyon ve büyüme verileri ile ABD Merkez Bankası (Fed) Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) son toplantısına ilişkin tutanaklarda olması bekleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, İran’daki askeri hedeflerin önemli ölçüde tamamlandığını ve süreci kısa sürede bitireceklerini ifade etti. Trump, “Amerika’nın İran’daki tüm askeri hedeflerini çok kısa bir süre içinde tamamlama yolundayız ancak önümüzdeki 2-3 hafta içinde onlara çok sert bir darbe indireceğiz” dedi.

Fed Başkanı Jerome Powell, Orta Doğu’daki gelişmeler karşısında para politikasında “bekle-gör” yaklaşımı için uygun bir konumda olduklarını belirtti. Powell, enflasyon beklentilerinin kısa vadenin ötesinde iyi çıpalanmış göründüğünü, iş gücü piyasasındaki aşağı yönlü risklerin daha düşük faizleri gerektirdiğini, buna karşılık enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin faizlerin düşürülmemesini telkin ettiğini söyledi. Powell, bu iki hedef arasında belirgin bir gerilim bulunduğunu vurguladı.

Makroekonomik tarafta ABD’de JOLTS açık iş sayısı şubatta 6 milyon 882 bine inerek piyasa beklentilerinin altında kaldı. İşe alım sayısı da aynı dönemde 498 bin azalışla 4 milyon 849 bine gerileyerek Nisan 2020’den bu yana en düşük seviyesini gördü. Bu veriler, iş gücü piyasasındaki kırılganlığın sürdüğüne işaret etti.

Bununla birlikte, haftanın sonunda açıklanan mart ayı tarım dışı istihdam verisinin beklentileri aşması ve işsizlik oranının gerilemesi, faiz indirimi beklentilerini sınırladı. ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre, ülkede tarım dışı istihdam mart ayında 178 bin kişilik artış kaydetti. İşsizlik oranı ise yüzde 4,4’ten yüzde 4,3’e geriledi.

Bu gelişmelerin ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,32 seviyesini görürken, dolar endeksi de yüzde 0,1 düşüşle 100 seviyesine indi.

Değerli ve Baz Metallerde Arz Güvenliği ve Maliyet Baskısı

Değerli metallerde tamamlanan haftada altın öncülüğünde dört haftalık düşüş serisi son buldu. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceğine yönelik haber akışı, piyasalarda jeopolitik risk algısını azaltarak değerli metalleri destekledi. Merkez bankalarının daha yumuşak para politikası izleyebileceğine yönelik beklentiler de fiyatlardaki yükselişi güçlendirdi. Trump’ın sertleşen açıklamaları yükseliş ivmesini sınırladı.

Bu gelişmelerle değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 4,7, platinde yüzde 6,9, paladyumda yüzde 9,2 ve altında yüzde 4,1 arttı.

Baz metallerde fiyatlamaların ana eksenini enerji maliyetleri, arz güvenliği ve sanayi zincirine ilişkin belirsizlikler oluşturdu. İran’ın Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki tesislerine yönelik saldırıları, özellikle alüminyum tarafında arz sıkışıklığı endişesi yarattı. Körfez Bölgesi’nin küresel alüminyum arzındaki ağırlığı, fiziki piyasadaki kaygıları artırdı.

Bakır, çinko ve kurşunda ise daha çok maliyet baskıları ve stok dinamikleri öne çıktı. Çin’de mart ayında resmi imalat PMI verisinin toparlanma göstermesi sanayi metalleri için talep yönlü kısmi destek verse de, piyasa katılımcıları bu yükselişleri daha çok arz ve lojistik kaynaklı fiyatlama olarak değerlendirdi.

Baz metallerde tezgah üstü piyasada geçen hafta libre bazında fiyatlar bakırda yüzde 4,5, çinkoda yüzde 5, alüminyumda yüzde 5,4 ve kurşunda yüzde 2,3 artarken, nikelde yüzde 0,6 gerileme görüldü.

Enerji ve Tarım Emtialarında Lojistik ve Maliyet Etkisi

Enerji grubunda haftanın ana belirleyicisi, Orta Doğu’daki arz kesintileri ve Hürmüz Boğazı çevresindeki taşımacılık riskleri oldu. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, bölgede kaybedilen petrol arzının 12 milyon varili aştığını ve nisandaki kayıpların mart ayının iki katına çıkabileceğini söyledi.

Birol, jet yakıtı ve dizel başta olmak üzere ürün piyasalarındaki sıkışıklığın önce Asya’da, daha sonra Avrupa’da daha belirgin hissedileceğini ifade etti. Petrol piyasasında bundan sonraki seyrin büyük ölçüde Hürmüz Boğazı’ndaki akışların normale dönme durumuna, enerji altyapısına yönelik hasarın artıp artmayacağına ve büyük tüketici ekonomilerin stratejik rezerv adımlarına bağlı olacağı belirtildi.

Haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,2 artarken, doğal gazın fiyatı yüzde 6,4 geriledi.

Tarım emtia piyasalarında ise enerji maliyetleri, lojistik sorunlar ve girdi fiyatları belirleyici oldu. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Gıda Fiyat Endeksi martta aylık bazda yüzde 2,4 yükselerek Eylül 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Tahıl fiyatları yüzde 1,5 arttı, buğday fiyatlarındaki yükselişte ABD ve Avustralya’daki olumsuz ürün tahminleri etkili oldu. Bitkisel yağ fiyatları yüzde 5,1 ve şeker fiyatları yüzde 7,2 yükseldi.

FAO, söz konusu savaşın 40 günü aşması halinde yüksek enerji ve gübre maliyetlerinin gelecek yılın ekim kararlarını da etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar pirinçte yüzde 1,3 ve soya fasulyesinde yüzde 0,3 artarken, buğdayda yüzde 1,2 ve mısırda yüzde 2,2 geriledi. Kahve tarafında ise yüksek çekirdek maliyetleri ve zayıf talep görünümü öne çıktı. Artan kahve fiyatlarına rağmen bazı büyük şirketlerin satış ve karını artırdığı, ancak jeopolitik gerilimler nedeniyle lojistik maliyetlerin daha da yükselebileceği belirtildi.

ABD’de Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar pamukta yüzde 2 artarken, şekerde yüzde 5,1 ve kahvede yüzde 1,9 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı yüzde 2,7 yükselişle tamamladı.