Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin arıcılıkta dünya sıralamasındaki yerini açıkladı. Ülke, koloni sayısı ve bal üretiminde ilk üçte yer alıyor.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 20 Mayıs Dünya Arı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin arıcılık alanındaki küresel konumunu ve ülkenin bal üretimi verilerini paylaştı. Yumaklı, Türkiye’nin koloni sayısı ve bal üretiminde dünyada ilk üç ülke arasında yer aldığını belirtti.
Bakan Yumaklı, arıların ve diğer tozlayıcıların ekosistem, biyolojik çeşitlilik ve gıda güvenliği için taşıdığı kritik önemi vurguladı. Toplam tozlaşmanın yaklaşık yüzde 75’inin arılar ve diğer polinatörler tarafından sağlandığını hatırlatan Yumaklı, arıcılığın yalnızca bal üretimiyle sınırlı kalmayıp, sürdürülebilir tarım ve gıda arz güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Türkiye’nin zengin bitki örtüsü, farklı iklim bölgeleri ve yüksek genetik çeşitliliğe sahip arı varlığı ile dünya arıcılığında önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.
2025 yılı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’de 96 bin 646 arıcılık işletmesi, 8 milyon 817 bin 155 arılı kovan bulunuyor. Bu işletmeler aracılığıyla 97 bin 253 ton bal üretimi gerçekleştirildi.
Bingöl ve Yenice ıhlamur ballarının Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret aldığını anımsatan Yumaklı, Türkiye’de toplam 39 coğrafi işaretli bal çeşidi bulunduğunun altını çizdi. Türkiye’nin, güçlü arıcılık potansiyeli ile koloni sayısında ve bal üretiminde dünyada ilk üçte, Avrupa Birliği’nde ise birinci sırada yer aldığını söyledi. Dünya çam balı üretiminin yaklaşık yüzde 90’ının Türkiye’de yapıldığına dikkat çeken Yumaklı, bunun da yüzde 70-80’inin Muğla ilinde gerçekleştirildiğini ekledi.
Bakan Yumaklı, arıcılığın geliştirilmesine yönelik yetiştiricilere sağlanan destekler hakkında bilgi verdi. Hayvancılık yol haritası kapsamında uygulanan yeni destekleme modeliyle arıcılığa temel desteğin yanı sıra ilave destekler sunulduğunu açıkladı. Kadın ve genç yetiştiricilere yüzde 40, planlama kapsamında gezginci arıcılara yüzde 30, birinci derece tarımsal amaçlı örgütlere ise yüzde 20 ilave destek sağlandığını belirtti.
Gen kaynaklarını koruma desteği kapsamında, izole bölgelerde yerli arı ırklarını koruyan yetiştiricilere ek destek verildiğini aktaran Yumaklı, kırsal kalkınma destekleri çerçevesinde arıcılık yatırımları, ekipman temini ve işleme tesislerine yönelik hibe ve teşvikler sağlandığını kaydetti. Propolis, polen, arı sütü ve arı zehri gibi bal dışındaki arı ürünlerinin üretimini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü de ekledi.
Organik tarım mevzuatı kapsamında faaliyet gösteren arıcılara, sertifikalı üretim yapmaları şartıyla arılı kovan başına destekleme ödemesi yapıldığını belirten Yumaklı, arıcılara yönelik teknik eğitimler ve uygulamalı kurslar düzenlendiğini de ifade etti.
Türkiye’nin arı genetik kaynakları açısından önemli bir merkez olduğunu vurgulayan Yumaklı, Anadolu ve Kafkas arısı gibi yerli arı ırk ve ekotiplerinin korunması ve geliştirilmesi amacıyla üniversiteler ve arı yetiştiricileri birlikleri işbirliğinde ıslah çalışmaları yürütüldüğünü bildirdi.
Bölgesel ekotiplerin kalıtsal düzeylerini korumak ve ıslah etmek amacıyla, bölgeye adapte olmuş arı gen kaynaklarının tespit edilerek öncelikle bölgelerinde koruma altına alınması gerektiğini dile getirdi. Bu kaynakların, yapılacak ıslah çalışmaları sonucunda ana arı üretiminde materyal olarak kullanılması ve arıcılığın hizmetine sunulmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
Islah programları ile damızlık ana arı üretiminin artırıldığını, bölgelere uygun arı ırklarının yaygınlaştırıldığını, çiftleşme bölgeleri oluşturularak genetik saflığın korunduğunu, koloni kayıplarının azaltılmasının hedeflendiğini ve bal verimi ile kalitenin artırıldığını vurguladı. Bu çalışmalarla arıcıların en kaliteli arıyı en düşük maliyetle üretebilmelerinin sağlanarak verim artışı hedeflendiğini, sertifikalı damızlık ana arı üretimi ve ihracatı yapabilen bir konuma ulaşılmasının amaçlandığını söyledi.
Yorum Yap