Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin deniz üstü rüzgar enerjisi potansiyelini ve stratejik hedeflerini açıkladı. 2035’e kadar 5 GW kapasite hedefleniyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisi alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu ve bu alanda stratejik adımlar attıklarını duyurdu. Bakan Bayraktar, 15. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi’nin açılışında yaptığı konuşmada, bu konunun ülkenin enerji geleceği için kritik olduğunu vurguladı.
Bakanlık, Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört ayrı deniz üstü rüzgar enerjisi sahası belirledi. Bayraktar, 2026 yılının rüzgar enerjisi için önemli bir yıl olacağını belirterek, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) yarışmalarının 1500 megavatlık kısmının rüzgar enerjisine ayrılacağını ifade etti. İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgar YEKA yarışmasının gerçekleştirileceğini ve 2035’e kadar deniz üstü rüzgarda 5 gigavat kapasite hedeflendiğini açıkladı.
Bakan Bayraktar, küresel jeopolitik gerilimler, iklim değişikliği, tedarik zinciri sorunları ve artan elektrik talebi gibi faktörlerin enerji güvenliği endişelerini artırdığını belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki krizin belirsizlikleri derinleştirdiğini söyledi. Türkiye’nin enerji arzında sıkıntı yaşamayan ülkelerden biri olduğunu ve tedarik kaynaklarını çeşitlendirerek kesintisiz enerji sağladığını ekledi. Türkiye’nin yeni bir enerji mimarisi üzerinde çalıştığını ve bu mimarinin ana ekseninin elektrik olacağını ifade etti.
Dünyanın giderek daha fazla elektrikleştiğini belirten Bayraktar, Türkiye’de elektrikli araç sayısının 400 bini aştığını ve 2035’te bu sayının 6 ila 8 milyon arasına ulaşmasının beklendiğini söyledi. Geçtiğimiz yaz yaşanan rekor elektrik tüketimine dikkat çekerek, gelecekte daha sıcak yazlar ve buna bağlı daha yüksek enerji talebi öngördü. Türkiye’nin enerji dönüşümünde elektriğin ve yenilenebilir enerjinin merkezde yer aldığını belirtti. 2005’te toplam kurulu gücün yüzde 33’ünün yenilenebilir kaynaklardan oluştuğunu, bugün ise 125 bin megavatı aşan toplam kurulu gücün yaklaşık yüzde 63’ünün yenilenebilir kaynaklardan geldiğini açıkladı.
Rüzgar enerjisi kurulu gücünün 2005’te sadece 20 megavat iken bugün 15 bin megavatı geçtiğini belirten Bayraktar, 2025’te toplam elektrik üretiminin yüzde 10,9’unun rüzgar santrallerinden sağlandığını ve bunun yıllık 34,5 milyar kilovatsaat ile tüm zamanların en yüksek seviyesi olduğunu kaydetti. Güneş enerjisi kapasitesinin de 2014’teki 40 megavattan 26 bin megavatın üzerine çıktığını ifade etti. Rüzgar ve güneşin toplam kurulu güç içindeki payının üçte bir seviyesine ulaştığını ve Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’da ilk 5, dünyada ise ilk 11 ülke arasında yer aldığını belirtti.
Türkiye’de rüzgar türbinlerinde yaklaşık yüzde 60 yerlilik oranına ulaşıldığını, kule, jeneratör ve kanat üretiminde ise bu oranın yüzde 70’in üzerine çıktığını aktardı. 2014’te 27 olan yenilenebilir enerji üreticisi sayısının bugün 500’e ulaştığını ve yaklaşık 50 bin kişiye istihdam sağlandığını söyledi. 2035’te elektrik talebinin 510 teravatsaat seviyesine ulaşması beklentisiyle, rüzgar ve güneş kurulu gücünü toplam 120 bin megavata çıkarma hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Bu hedeflere ulaşmak için 14 bin 700 kilometre HVDC hattı, 15 bin kilometre AC iletim hattı ve 40 yeni konvertör merkezi planlandığı, 2035’e kadar yeşil iletim altyapısına yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım yapılacağı bilgisini paylaştı.
Bakan Bayraktar, enterkonneksiyon kapasitesinin artırılarak Türkiye’nin bölgesel enerji ticaretinin merkezi haline getirilmesinin amaçlandığını da sözlerine ekledi. Bugüne kadar toplam 7 bin 800 megavatlık YEKA yarışması düzenlendiğini, yeni model kapsamında 2024 ve 2025’te 3 bin 800 megavatlık yeni kapasite tahsis edildiğini ve her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA yarışması düzenlenmeye devam edileceğini belirtti.
Enerji politikalarının güncel koşullara uyumlu hale getirildiğini ve Hürmüz örneğindeki gibi krizlere karşı dirençli bir yapı hedeflendiğini ifade eden Bayraktar, Kasım ayında Türkiye’de düzenlenecek COP31’in önemine değindi. Rüzgar, güneş, nükleer ve enerji verimliliği gibi konularda iddialı hedeflerle dünyaya mesajlar verileceğini söyledi. Enerji verimliliği konusunda ulusal ve uluslararası farkındalık oluşturma isteğini dile getiren Bayraktar, Emine Erdoğan’ın başlattığı sıfır atık inisiyatifinin küresel bir marka haline geldiğini ve bu kapsamda Sıfır Atık Festivali’nin 4-7 Haziran tarihlerinde Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirileceğini duyurarak tüm vatandaşları davet etti.
Yorum Yap