Savaşın 3. haftasında Brent petrol 119,5 dolara fırlarken, LNG ve kömür fiyatları da sert dalgalanmalarla rekor seviyelere ulaştı.
Uluslararası ham petrol fiyatları, savaşın üçüncü haftasında keskin dalgalanmalar yaşarken, Brent türü petrolün vadeli varil fiyatı 27 Şubat’ta 72,48 dolardan işlem görüyordu. Savaşın başlamasının ardından jeopolitik endişeler ve tedarik kesintisi riskleri, enerji piyasalarında belirgin fiyat artışlarına neden oldu.
Brent petrolün varil fiyatı, 20 Mart’ta 106,4 dolara ulaşarak 27 Şubat’a göre yüzde 46,8’lik bir artış kaydetti. Bu durum, özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki artan askeri gerilimle doğrudan ilişkiliydi.
27 Şubat ile 20 Mart tarihleri arasında İran ile ABD-İsrail arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı’nda bir deniz güvenliği krizi yarattı. İran’ın tanker geçişlerini kısıtlaması, boğazdan geçen gemi sayısını düşürdü ve petrol tankeri geçişlerini aksattı. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin gerçekleştiği bu kritik noktadaki aksamalar, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkiledi.
Savaşın ilk işlem günü olan 2 Mart’ta Brent petrol, jeopolitik endişelerle 82,37 dolara kadar yükseldi. Sonraki günlerde, Hürmüz Boğazı’na yönelik tehditler ve tedarik kesintisi endişeleriyle petrol fiyatları 78-86 dolar aralığında seyretti. İran’ın misillemeleri, sigorta şirketlerinin savaş poliçelerini askıya alması ve bazı şirketlerin geçişleri durdurması arz endişelerini derinleştirdi.
ABD’nin Hint rafinerilerine Rus petrolü alımı konusunda muafiyet tanımasına rağmen, Brent petrolün varil fiyatı 6 Mart’ta 94,64 dolara ulaştı. 9 Mart’ta ise 119,5 dolara kadar çıkarak 29 Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Bölgedeki sevkiyat aksamaları, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasalarını da olumsuz etkiledi. Katar’ın Ras Laffan tesislerindeki üretimi durdurarak
Yorum Yap